Doğum kontrol yöntemleri, planlanmayan gebelikleri önlemek ve çiftlerin gebelik zamanlamasını kendi yaşam planlarına göre belirleyebilmesini sağlamak amacıyla kullanılan yöntemlerin genel adıdır. Günümüzde hormonal yöntemlerden rahim içi araçlara, kondomdan kalıcı korunma yöntemlerine kadar çok sayıda seçenek bulunmaktadır.
Her kadın için “en iyi” olarak tanımlanabilecek tek bir doğum kontrol yöntemi yoktur. Uygun yöntem; kişinin yaşı, sağlık durumu, adet düzeni, sigara kullanımı, doğum yapıp yapmadığı, emzirme durumu, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve gelecekteki gebelik planına göre belirlenmelidir.
Bazı kadınlar her gün ilaç kullanmayı tercih ederken bazıları yıllarca ek işlem gerektirmeyen uzun etkili yöntemleri tercih edebilir. Bu nedenle doğum kontrol yöntemi seçilirken yalnızca gebelikten koruyuculuk değil; kullanım kolaylığı, yan etkiler, adet düzenine etkisi ve kişinin beklentileri de değerlendirilmelidir.
Doğum kontrol yöntemi seçimi kişiye özel yapılmalıdır. İlk değerlendirmede kişinin sağlık geçmişi ve doğurganlık planı göz önünde bulundurulur.
Yöntem seçilirken özellikle şu faktörler değerlendirilir:
Örneğin her gün düzenli tablet kullanmakta zorlanan bir kişi için doğum kontrol hapı yerine rahim içi araç veya implant gibi uzun etkili yöntemler daha kullanışlı olabilir. Yoğun adet kanaması yaşayan bazı kadınlarda ise hormonal rahim içi sistem gibi kanama miktarını azaltabilen yöntemler tercih edilebilir.
Doğum kontrol hapları en sık kullanılan hormonal korunma yöntemlerinden biridir. Kombine doğum kontrol hapları östrojen ve progesteron benzeri hormonları birlikte içerirken, yalnızca progesteron içeren farklı tablet seçenekleri de bulunmaktadır.
Kombine doğum kontrol hapları temel olarak yumurtlamayı baskılayarak gebeliği önler. Ayrıca rahim ağzındaki mukusu koyulaştırarak spermin rahim içerisine geçişini zorlaştırır ve rahim iç tabakasında değişiklik oluşturur.
Hapların düzenli kullanılması önemlidir. Tabletlerin unutulması veya önerilen şekilde kullanılmaması koruyuculuğu azaltabilir.
Doğum kontrol hapları gebelikten korunmanın yanı sıra bazı kadınlarda:
yardımcı olabilir.
Ancak hormonal doğum kontrol hapları her kadın için uygun değildir. Özellikle belirli migren tipleri, ciddi hipertansiyon, damar tıkanıklığı öyküsü ve bazı kardiyovasküler risklerin bulunduğu kişilerde östrojen içeren yöntemlerin kullanılması uygun olmayabilir.
Doğum kontrol haplarının mutlaka belirgin kilo artışına neden olduğu düşüncesi doğru değildir. Bazı kişilerde özellikle kullanımın ilk dönemlerinde sıvı tutulmasına bağlı şişkinlik veya iştah değişiklikleri görülebilir. Ancak modern düşük dozlu kombine doğum kontrol haplarının çoğunun kalıcı ve belirgin kilo artışına yol açtığını gösteren güçlü veriler bulunmamaktadır.
Kilo değişikliği yaşayan bir kişide beslenme, fiziksel aktivite, tiroit hastalıkları, insülin direnci ve kullanılan diğer ilaçlar gibi faktörler de değerlendirilmelidir.
Hayır. Doğum kontrol hapları kalıcı kısırlığa neden olmaz. Tabletler bırakıldıktan sonra yumurtlama çoğu kişide kısa süre içerisinde yeniden başlar ve doğurganlık geri döner.
Bazı kadınlarda doğum kontrol hapları kullanılmadan önce zaten mevcut olan düzensiz yumurtlama veya polikistik over sendromu gibi durumlar, hap bırakıldığında yeniden ortaya çıkabilir. Bu durum bazen yanlışlıkla hapların kısırlığa neden olduğu şeklinde yorumlanabilir.
Gebelik planlandığında çoğu durumda uzun süre beklemek gerekmez. Kişinin yaşı ve sağlık durumuna göre gebelik öncesi değerlendirme yapılabilir.
Rahim içi araçlar, rahim içerisine yerleştirilen ve uzun süre gebelikten korunma sağlayan yöntemlerdir. Hormonal ve bakırlı olmak üzere farklı türleri bulunmaktadır.
En önemli avantajlarından biri, yerleştirildikten sonra günlük veya aylık olarak herhangi bir işlem yapılmasını gerektirmemeleridir. Aynı zamanda geri dönüşümlüdür; çıkarıldıktan sonra doğurganlık genellikle hızlı şekilde geri döner.
Rahim içi araçlar ve implantlar, geri dönüşümlü doğum kontrol yöntemleri arasında en yüksek koruyuculuğa sahip seçenekler arasındadır.
Hormonlu rahim içi sistem, rahim içerisine düşük miktarda progesteron benzeri hormon salgılayan küçük bir araçtır. Rahim ağzındaki mukusu koyulaştırarak spermin geçişini zorlaştırır ve rahim iç tabakasını inceltir.
Hormonlu spiralin önemli özelliklerinden biri adet kanamasını azaltabilmesidir. Bazı kadınlarda kullanım süresince adet miktarı oldukça azalabilir veya zaman içerisinde adet tamamen kesilebilir.
Bu nedenle özellikle:
bulunan uygun hastalarda değerlendirilebilir.
Adetin azalması veya kesilmesi rahim içerisinde kirli kan birikmesi anlamına gelmez. Rahim iç tabakasının hormon etkisiyle daha ince hâle gelmesi sonucunda kanama azalır.
Bakırlı rahim içi araç hormon içermez. Bakırın oluşturduğu lokal etki spermlerin yumurtaya ulaşmasını ve döllenmeyi engellemeye yardımcı olur.
Hormon kullanmak istemeyen veya hormonal yöntemlerin uygun olmadığı bazı kadınlarda tercih edilebilir.
Ancak bakırlı spiral özellikle kullanımın ilk dönemlerinde adet kanamasında ve adet sancılarında artışa neden olabilir. Bu nedenle zaten y